Bir zamanlar Midyat’ın incisi olarak anılan, doğası ve serin sularıyla insanı büyüleyen Beyazsu, bugün ne yazık ki bambaşka bir tabloyla karşımızda. Eskiden ailelerin hasırını alıp serdiği, arsa sahibine cüzi bir ücret ödeyerek gün boyu huzur bulduğu bu yer, artık fahiş fiyatlar ve düşük hizmet kalitesiyle anılıyor.
Son zamanlarda bölgeye giden birçok kişi aynı şikâyeti dile getiriyor: “Kazıklandık!”
Evet, yanlış duymadınız. İnsanlar doğanın tadını çıkaracağına, adeta cebini düşünmekten keyif alamaz hale gelmiş durumda.
1200 TL’lik Taht Parası!
Eskiden bedava ya da sembolik ücretlerle kullanılan alanlar şimdi “taht parası” adı altında 1200 TL gibi uçuk rakamlarla kiralanıyor. Üstelik bu ücret karşılığında verilen hizmetin kalitesi de aynı oranda yükselmiyor. Tahtlarda oturanların çoğu, işletmelerin ilgisizliğinden ve kaba tavırlarından şikâyet ediyor.
Esnafın Tavrı Turisti Kaçırıyor
Bölgedeki bazı işletmelerin müşteriyle kurduğu iletişim ise adeta “bizim paraya ihtiyacımız yok” havasında. Yerli turist bile bu durumdan şikâyet ederken, dışarıdan gelen ziyaretçiler de Beyazsu’dan memnun ayrılmadıklarını söylüyor. Sosyal medyada paylaşılan yorumlar, bu güzelim bölgenin itibarını hızla zedeliyor.
Beyazsu Eski Ruhunu Kaybediyor mu?
Eskiden aile ortamı, doğallığı ve samimiyetiyle öne çıkan Beyazsu, bugün ticari hırsın gölgesinde kalmış gibi görünüyor. Yüksek fiyatlar, dışarıdan yiyecek getirme yasağı ve kalitesiz hizmet bir araya gelince, insanlar “neden gidelim ki?” diye sormaya başladı.
Çözüm Mümkün mü?
Evet, mümkün. Yerel yönetimlerin fiyat denetimi yapması, işletmelerin müşteri memnuniyetini ön planda tutması ve bölgenin eski ruhunu korumak için adımlar atılması şart. Aksi halde Beyazsu, bir zamanlar dolup taşan ama şimdi sessizleşen bir hayalet mekâna dönüşebilir.
Doğanın cömertliğini bu kadar hoyratça harcarken, unutmayalım: İnsanlar doğa için gelir, ama samimiyet için kalır.
RESUL AKA / MİDYATHABER