Yukarı Mezopotamya’dan Anadolu’ya uzanan tarihî geçiş hattı üzerinde yer alan Hasankeyf, binlerce yıllık geçmişiyle Kurban Bayramı tatilinde yeniden ziyaretçilerin gözdesi oldu. Bizans’tan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan kadim ilçe, bayram süresince yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahne oldu. Tarihi yapılar ve doğal güzellikler, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekti.
Dicle Nehri kıyısında konumlanan Hasankeyf’te bayram tatili boyunca hareketli anlar yaşandı. Ziyaretçiler, tarihi ilçenin dar sokaklarında yürüyerek binlerce yıllık geçmişin izlerini yerinde görme fırsatı buldu. Hasankeyf Kalesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Türbesi ve Er-Rızk Camii gibi tarihi yapılar, en çok ilgi gösterilen noktalar arasında yer aldı.
Bayram yoğunluğu Dicle Nehri üzerinde düzenlenen tekne turlarına da yansıdı. Antik kentin doğal ve tarihi dokusunu farklı bir açıdan görmek isteyen ziyaretçiler, tekne gezileriyle bölgeyi keşfetme imkânı buldu. Nehrin sakin akışı eşliğinde yapılan turlar, özellikle fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sundu.
Ziyaretçilerin bölgeye ilişkin memnuniyeti de dikkat çekti. Antalya Alanya’dan gelen Nihat İnan, bölgeyi “12 bin yıllık bir tarih deneyimi” olarak nitelendirirken, daha önce önyargıyla yaklaştığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin beklentisinin çok üzerinde olduğunu söyledi. Ukrayna’dan gelen Yevheniia Viun ise Hasankeyf’i çok beğendiğini belirterek, bölgenin ilerleyen yıllarda daha fazla turist çekeceğini ifade etti.
Ankara’dan gelen İlknur Karademir, Hasankeyf’in kendileri için farklı bir deneyim olduğunu dile getirerek bölgenin herkese tavsiye edilmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir’den gelen Musa Arı ise Hasankeyf’teki tarihi dokudan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, bölgenin korunmuş yapısının kendisini etkilediğini ifade etti. Arı, Türkiye’nin kendi tarihi zenginliklerinin yeterince bilinmediğini vurgulayarak, Hasankeyf’in mutlaka görülmesi gereken yerler arasında olduğunu sözlerine ekledi.
Trabzonlu olup Mardin’de yaşayan Serra Sırdaş ise ailesiyle birlikte geldiği Hasankeyf’te beklentisinin üzerinde bir manzarayla karşılaştığını dile getirdi. Bölgenin hem tarihi hem de doğal yapısının etkileyici olduğunu belirten Sırdaş, Karadeniz’den gelen biri olarak bölgeyi çok beğendiğini ifade etti.
Bizans, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyübiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf, bayram yoğunluğuyla birlikte yeniden kültürel turizmin merkezlerinden biri haline geldi. Tarihi dokusunu koruyan yapısı, Dicle Nehri ile bütünleşen manzarası ve tekne turlarıyla birleşen turizm hareketliliği, ilçeyi yerli ve yabancı ziyaretçiler için cazibe merkezi konumuna getiriyor.
Kurban Bayramı boyunca artan ziyaretçi sayısıyla Hasankeyf, hem tarih hem de doğa turizminin önemli duraklarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Bölge, ziyaretçilerine yalnızca bir gezi değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir medeniyet yolculuğu sundu. Önümüzdeki dönemde bölgeye yönelik turizm hareketliliğinin artarak devam etmesi bekleniyor.


WHATSAPP İHBAR