Türkiye’de birçok şirket, çalışanlarının giriş-çıkış saatlerini kayıt altına almak için parmak izi, yüz tanıma ya da göz taraması gibi sistemleri kullanıyordu. Ancak Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), bu yöntemleri mercek altına aldı.
Resmi Gazete’de yayımlanan ilke kararına göre, biyometrik verilerin mesai takibinde kullanılması yasal değil. Kurul, özellikle işçi ve işveren arasındaki güç dengesizliğine vurgu yaparak, çalışanların verdikleri açık rızanın çoğu zaman özgür iradeye dayanmadığını belirtti.
Kararda, parmak izi, retina ve yüz taraması gibi verilerin “hassas kişisel veri” olduğu ve bu bilgilerin izinsiz kullanımının telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceği ifade edildi. Ayrıca ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkelerine dikkat çekildi.
Yeni dönemde işverenlerin personel takibi için daha basit ve kişisel hakları ihlal etmeyen alternatiflere yönelmesi zorunlu hale geldi. KVKK’nın önerdiği yöntemler arasında şifreli kartlar, PIN kodlu sistemler, imza çizelgeleri, RFID ve NFC kart sistemleri ya da denetçi eşliğinde tutulan giriş-çıkış defterleri yer alıyor.
Biyometrik sistemler hızlı ve doğru sonuç verse de, uzmanlar bu teknolojilerin iş yerlerinde ancak başka hiçbir yöntem işe yaramıyorsa ve çok sıkı şartlar altında kullanılabileceğini vurguluyor. Artık patronların bu karara uygun şekilde personel takip sistemlerini yeniden düzenlemesi gerekiyor.