İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindekilerin yer aldığı helikopter konvoyunu arama çalışmaları sürüyor.

2021’de göreve gelen İran İslam Cumhuriyeti’nin son cumhurbaşkanı İbrahim  Reisi’nin hayatı merak konusu oldu.

Ülke lideri Ayetullah Ali Hamaney'in halefi olarak görülen İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi rejime sıkı sıkıya bağlı bir isim olarak öne çıkıyordu.

İran'ın sosyal ve ekonomik anlamda çok sayıda değişiklikten geçtiği yıllarda yetişen Reisi, İslam Devrimi’nde aktif bir rol aldı.

1979'daki İslami devrimin ardından farklı bölgelerde savcı olarak görev yaptıktan sonra 1985 yılında savcı yardımcısı olarak başkent Tahran'a gönderildi.

İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni'nin görüşleri çerçevesinde ülkenin yönetilebilmesi için rejime bağlı bir şekilde uzun yıllar boyunca mücadele etti.

İran ve Irak arasında sekiz yıl süren savaş sona erdikten sonra 1988 yılında binlerce mahkumun idam edilmesinde rolü olduğuna dair iddialara ise kamuoyu önünde yanıt vermedi.

Çok sayıda İranlı'ya ve insan hakları aktivistine göre Reisi'nin 1988'den sonra siyasi mahkumların öldürülmesinde edindiği rol büyük bir soru işareti yaratıyor.

Kimileri tarafından Reisi'ye bu yıllarda edindiği rol yüzünden 'katil' lakabı takılıyor.

Reisi, sonraki yıllarda ise sürekli olarak nüfuzunu artırdı.

Özellikle 1989 yılında Hamaney'in İran'ın dini lideri olmasının ardından Reisi'nin yargı kanadındaki yükselişi hızlandı.

Reisi, 1990-1995 yıllarında Tahran Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı.

2016 yılında ise ülkenin en büyük hayır kurumunun başına getirilerek milyarlarca doların yönetiminden sorumlu oldu.

2019'da yargı erkinin başına getirildi.

İbrahim Reisi, 2021 seçiminde ilk turda İran'ın 8. Cumhurbaşkanlığı görevi için yeterli oyu aldı.