1. Haberler
  2. Mardin
  3. Türkiye’nin Petrol Serüveni: Raman-8’den Bölgesel Güce Dönüş

Türkiye’nin Petrol Serüveni: Raman-8’den Bölgesel Güce Dönüş

Batman'da 78 yıl önce başlayan petrol üretimi; Diyarbakır, Siirt ve Mardin ile büyüyor. Raman-8 kuyusundan ekonomiye uzanan yerli enerji hamlesinin tüm detayları.

featured
0
Paylaş

Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolculuğunda milat kabul edilen Batman, 78 yıl önce başlayan petrol serüvenini bugün komşu illerle birlikte dev bir ekonomik ekosisteme dönüştürmüş durumda. 1940’lı yıllarda Raman Dağı’nda başlayan jeolojik çalışmalar, 17 Ocak 1946’da 1361 metre derinlikte petrole ulaşılmasıyla meyvesini verdi. Tarihi Raman-8 kuyusundan 1948 yılında başlayan ilk ticari üretim, sadece bir şehrin değil, tüm bölgenin kaderini değiştirdi.

Üretimin %28’i Dört İlden Karşılanıyor Bugün TPAO Batman Bölge Müdürlüğü sorumluluk sahasında yer alan Batman, Siirt, Diyarbakır ve Mardin, Türkiye’nin ham petrol ihtiyacının %28’ini tek başına karşılıyor. Günlük 35 bin 85 varil üretim kapasitesine ulaşan bu dört ilde, sondaj çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Özellikle Diyarbakır 314 kuyu ile bölgedeki en yoğun üretim sahası konumunda bulunurken; Batman, Siirt ve Mardin’deki kuyularla birlikte bölge ekonomisi canlanmaya devam ediyor.

2026 Hedefi: 140 Yeni Kuyu TPAO Batman Bölge Üretim Müdürü Mehmet Tahir Ergin’in paylaştığı verilere göre, 2025 yılında açılan 52 kuyunun ardından, 2026 yılı için 140 yeni kuyu hedefi belirlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “Tam Bağımsız Enerji” vizyonu doğrultusunda, üretim süreçlerinde yerli ve milli ekipman kullanımı önceliklendiriliyor. Atbaşı, burgulu ve dalgıç pompalarla gerçekleştirilen üretimlerde, yerli personel istihdamı da bölgedeki işsizlik rakamlarına olumlu yansıyor.

Ekonomik Dönüşümün Sembolü 1937 yılında küçük bir köy olan Batman’ın, petrolün keşfiyle birlikte önce ilçe, 1990 yılında ise il statüsüne kavuşması, maden kaynaklarının toplumsal kalkınmadaki rolünü gözler önüne seriyor. Batı Raman sahasındaki yüksek rezervler ve yeni keşiflerle birlikte, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde bölgenin kritik rolünü uzun yıllar sürdürmesi bekleniyor.